Çevreye verilen zarar göz önüne alındığında; yalnızca ekosistemlerimizin sürdürülebilirliği, iklim değişikliğini dengelemek ve tarım arazilerinin uzun vadeli üretkenliğini sağlamak için yeterli olmayabilir. Bunu göz önünde bulunduran onarıcı tarım; biyoçeşitliliği artırarak, toprakları zenginleştirerek, su havzalarını verimli hale getirerek, çiftlik hayvanlarının ve vahşi yaşamın sağlığını iyileştirerek çiftçilik yapma yöntemlerini aktif olarak değiştirebilir. Daha bütünsel düşünülürse, arazilerin aşırı hava olaylarına ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmak, bu süreçte kırsal topluluklarının sürdürülebilirliğini ve canlılığını da artırabilir.
Politika yapıcılar ve gıda endüstrisi liderleri, sürdürülebilir gıda tedarikini güvence altına alacak yeniliklerin peşinde koşarken; ABD, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerdeki kuruluşlar, milyonlarca dönümlük araziyi onarıcı yöntemlerle yönetmeyi planlıyor.
Onarıcı tarımın ilkeleri
Onarıcı tarım temel olarak 5 adet ilkeden oluşuyor:
-Toprak problemlerini en aza indirmek,
-Kimyasal maddelerin kullanımını en aza indirmek,
-Hem hayvanlar hem de bitkiler için biyoçeşitliliği en üst düzeye çıkarmak,
-Toprağı mümkün olduğunca uzun süre ekinlerle kaplı tutmak,
-Yerel ortama uyum sağlamak.
Onarıcı tarımda tüm bunlar, arazinin tüm operasyonlarını mümkün olduğunca entegre etmeye yönelik genel ve yol gösterici bir ilke altında uygulamaya konur. Günümüzün geleneksel tarım yaklaşımında, mahsuller ve hayvancılık üretimi ayrı tutulur. Onarıcı tarım ise bunları döngüsel ekosistemlerde birleştirir. Yani esasen hayvanlar bitkileri, bitkiler de hayvanları besler. Örneğin, koyunların veya ineklerin kontrollü otlatılması, bitkilerin büyümesini teşvik eder ve doğal besinleri gübre şeklinde araziye geri dağıtır. Kümes hayvanları istenmeyen böcekleri ve yabani otları yemelerinin yanı sıra toprağı da gübreler.
Onarıcı tarım verimi düşürür mü?
20. yüzyılın ikinci yarısında, küresel mahsul verimi eşi görülmemiş bir ölçekte arttı ancak bu kazanımlar esas olarak uzun vadede sürdürülebilir olmayan fosil yakıt bazlı kaynaklar kullanılarak ve toprak bozulmasına veya erozyona yol açabilecek yöntemlerle elde edilmişti.
21. yüzyılda çiftçiliğin karşı karşıya olduğu zorluklardan biri, belki de en büyüğü, yöntemleri ve girdileri sürdürülebilir tutarken dünya için uygun fiyatlı gıda sağlayacak üretim seviyelerini sürdürmektir. Araştırmalar, toprak işlemeyi ve kimyasal madde kullanımını en aza indiren veya tamamen önleyen onarıcı yöntemlerin verimi düşürebileceğini ancak bunun ürüne ve yerel koşullara bağlı olarak büyük ölçüde değiştiğini gösteriyor. Bazı durumlarda onarıcı ve organik yöntemler verim artışlarına da neden olabiliyor.
Onarıcı tarım yöntemleri
Onarıcı tarımın odak noktası, toprağın kalitesi ve performansıdır. Daha yaygın olarak kullanılan onarıcı tarım yöntemleri ise şöyle sıralanabilir:
-Aşınmış üst toprağın rüzgarla savrulmasına veya suyla taşınmasına yol açabilen kazma ve sürme işlemlerini büyük ölçüde azaltan toprak işlemesiz sistemler,
-Ana ticari ürün hasat edildiğinde toprakta yetişen ve çiftlik hayvanları tarafından otlatılabilen veya kendileri hasat edilebilen bitki örtüleri,
-Kökler ve doğal ayrışma yoluyla toprağa giren, besin çeşitliliğini artıran ve iyi yönetilirse zararlıların doğal avcıları olan böcekleri çeken artan biyoçeşitlilik,
-Bitkiler tarafından doğal olarak alınan ve toprağa verilenlerin dengelenmesi için ekinlerin döndürülmesi,
-Hayvanları ve bitkileri tek bir ekosistemde birleştirmek için çiftlik hayvanlarını tarıma entegre etmek,
-Biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkiyi ve su kanallarının kirlenmesini en aza indirmek için kimyasal girdileri de en aza indirmek.
Dünya çapında birçok çiftçi bu onarıcı tarım yöntemlerini kullanıyor. Onarıcı tarım, gelecekte daha da karmaşıklaşabilecek gıda bulmacasını çözmek için en olası çözümdür. Kaliteden ve israftan ödün vermeden milyonlarca insanı nasıl besleyebiliriz sorusunun cevabı, bitki ve hayvanların büyümesi ve gelişmesi için besin değerinde ve güvenli koşullarda azalan getirileri vuran doğrusal modellerde değil, verimi yeniden üreten döngüsel sistemlerde yatıyor.
Onarıcı tarım, toprağı iyileştirme ve herkes için daha sürdürülebilir bir gelecek yaratma potansiyeline sahip. Onarıcı tarım ilkelerini ve uygulamalarını benimseyerek, toprak bozulmasını tersine çevirmeye ve daha üretken ve sürdürülebilir bir gıda sistemi oluşturmaya yardımcı olabiliriz.